1 bisiklet 7007 kitap

Bu sayı her ne kadar 1001 gece masallarını anımsatsa da, masaldaki gece sayısının 7 katı kadar kitabın bisikletle dağıtılma hikayesini anlatıyor. Eşek ölür kalır semeri, “Eşekli Kütüphaneci” ölür kalır eseri.

Geçen haftalarda bisikletli kütüphaneci Önder Faruk Ünal abinin mütevazı projesi hakkında bir röportaj yayınlamıştık. Bu hafta yine Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün ilham verdiği isimlerden biriyle yeni bir röportaj daha geliyor. Konuğumuz Van’dan geçerken adını duyduğum Bisikletli Kütüphaneci Hakan Yücel. Kendisi bir kütüphaneci ve mesleğinden bağımsız izin dönemlerinde bisikletiyle çıkıp kitap dağıtıyor. Köylerde onu heyecanla ve özlemle bekleyen minik yüreklere onların en çok sevdiği araçla, bisikletle ulaşıyor. Bu heyecan verici hikayeyi bir de kendi ağzından dinleyelim.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1986 yılında Ankara-Çubuk’ta doğdum. Aslen Kütahyalıyım. İlkokulu İzmir, ortaokulu Van, Liseyi Sinop’ta tamamladım. 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden mezun oldum. Üniversiteyi bitirdikten sonra alanımla ilgili yerlerde çalıştım. 29 Ağustos 2012 yılından bu yana Bitlis İl Halk Kütüphanesinde “Kütüphaneci” olarak görev yapıyorum.

Projeye adım atmanıza vesile olan neydi?

1-3 Ekim 2016 tarihlerinde yenilenen halk kütüphanelerini tanıtmak ve farkındalık yaratmak amacıyla Van Gölünün çevresini dolaştım ve etkinliğim sırasında #halkkütüphanemiçinpedallıyorum hashtagiyle twitter’dan fotoğraflar paylaştım. İlk köyde ise, Gezici Kütüphanelere atıfta bulunmak amacıyla çocuklara kitap hediye ettim. Aslında Bisikletli Kütüphanecinin temeli buradan diyebilirim. Sonrasında ise, Karadeniz turu için malzemelerimi araştırırken heybe çantalara bakarken aklıma Üniversite’de derslerde anlatılan Üstat Mustafa GÜZELGÖZ geldi. Onu anmak istedim. Bu sıralarda da Bitlis Anadolu Ajansından ziyaretime gelen muhabir arkadaşımın 2016 Yılı Almanağını bana verdikten sonra, aklımda olgunlaştırmaya çalıştığım Mustafa Güzelgöz nam-ı diğer Eşekli Kütüphaneciyi anmak amacıyla bisikletimle bir köye kitap götüreceğim diyerek konudan bahsetmemle bu serüven başladı. Çalışmamın ulusal basında duyulması sayesinde bana binlerce kitap gönderildi. Yani ilk çıkışım Eşekli Kütüphaneciyi anmak içindi. Sonrasında ise köy çocuklarının kitaba olan ihtiyaçlarını gidermekti. Kitap deyip geçmemeli, bağış değil, saman kâğıtta okuma isteğini öldüren tarzdan değil onlar için özel olarak gönderilen, onlar için sınıflara göre özel sınıflandırdığım, yaşlarına uygun rengarenk, yepyeni kitaplar. Saydığım bu kitapların dışındaki hiçbir kitabı kabul etmiyorum. Okuma zevki aşılayacak kitaplardan bahsediyorum. Muzaffer İZGÜ’nün dediği gibi “çocuk okuru olmayan toplumun, yetişkin okuru da olmaz“. Onlar bizim geleceğimiz.

Sizin için bisiklet nedir, kitap nedir?

Bisiklet benim için çocukluğum. Bisiklet deyince aklıma hep çocukken bisiklet üzerindeki oyunlarımız, maceralarımız gezintilerimiz geliyor.

Kitap ise, Kişisel olarak yol gösterenim, bilgi deryası, huzura açılan bir kapı… Mesleki olarak ise, hizmetini sunduğum, çocuk ya da yetişkin herkesin okumasını ve okuma alışkanlığı kazanmasına çalıştığım materyal. 😊

Hedefleriniz ya da gerçekleştirdikleriniz nelerdir?

Kütüphaneci olarak hedefim, Halk Kütüphanelerine yönelik farkındalığı artırmak, bununla birlikte Kütüphaneyi kullanan kişilerin memnuniyetini en üst seviyede tutmak. Kişisel olarak ise insan sevgisi, dürüstlük ve iyilik üçgeninde güzel işlere imza atmak.

Size destek olmak için insanların neler yapması gerek?

Bana destek vermek isteyenlerin şunu bilmeleri gerekiyor. Her il ve ilçede en az 1 Halk Kütüphanesi bulunmaktadır. Bisikletli Kütüphaneci olarak köylere gitmeye devam etme nedenlerimden bir tanesi de köy çocuklarının böyle bir imkândan mahrum olmalarıdır. Aynı zamanda istediklerini bizler yani şehirde yaşayanlar gibi tedarik edemiyorlar. Tedarik edilemeyen kitap, kırtasiye malzemesi, oyuncak vb. diye uzayan kocaman bir listedir.

İşte tüm bunları düşünerek Bitlis’in köylerinde yaşayan çocuklarımıza ulaştırabilmem için bana kitap, oyuncak ve kırtasiye malzemeleri gönderebilirler.

Hedef kitleniz kim, onlara ulaşabilmek için neler yapıyorsunuz?

Ulaşmaya çalıştığım hedef kitlem “çocuklar”. Beni onlara ulaştıran ise demir atım ile pedallamak 😊 Beni ise yüreğinde iyilik kıvılcımını taşıyan herkes buluyor. Ulusal basına çıkan haberlerden sonra 7bini aşkın kitabı bisikletimle, en az 20bini aşkın kitabı ise araba ile ulaştırdım ya da bana ulaşıp kitapları almaya gelen öğretmenlerimize teslim ettim.  İşte bu bahsettiğim iyi insanlar, etrafındaki insanları harekete geçirip, iyilik zinciri oluşturuyorlar. Bu zincir kimi zaman üniversite arkadaşıma, kimi zaman çocukluk arkadaşıma denk geliyor. 😊

Sizi etkileyen anı ya da anılarınızı paylaşabilir misiniz?

En çok etkileyen, bana ilk gönderilenler arasında Ordu’dan bir oyuncak kutusu vardı. Belirlediğim köye götürüp vermiştim. Aradan belirli bir zaman geçtikten sonra bana kutuyu gönderen Öğretmen Ayça Hocamız telefonla arayıp, halimi hatırımı sorduktan sonra, hocam melek kanadını da verdiniz mi? Dedi. Vermemem gereken bir oyuncak olduğunu düşünerek, tedirginlik içerisinde evet hocam diyebildim. Kutuya koyulduğundan ve bir uyarı olmadığı için ilk köye götürdüm hocam dedim. Yok sorun değil, bu melek kanadını kutuya komşumuzun minik kızı koydu. Onun için çok özelmiş, misafirliğe gelen çocukların hiçbirisine oynatmazmış.

Düşünüyorum, Bir kız çocuğu hayatı boyunca belki de hiç göremeyeceği kardeşleri için en çok değer verdiğini gönderiyor. İşte o zaman iyi ki pedallıyorum, iyi ki bu iyiliğe aracıyım dedim.

Başkalarına ilham ve ışık kaynağı olacağınız kesin ama sizin ilham aldığınız bir isim var mı?

Yıllık izin veya nöbet izinlerimde gönüllü olarak yaptığım Bisikletli Kütüphaneci çalışmam için yukarıda da bahsettiğim gibi 1950’lili yıllarda Ürgüp yöresinde yaşayıp, Halk Kütüphanesi hizmetini köylere götüren Mustafa Güzelgöz, nam-ı diğer Eşekli Kütüphaneci ilham kaynağımdır. Ve kendisi o yıllarda bu hizmeti, tüm zorluklara rağmen at, eşek ve katır sırtında tam 36 köye düzenli bir şekilde yapmıştır.

Benim aklıma gelen sorular bunlardı ama bunların haricinde işin özünü anlatabilecek bir şeyler paylaşmak isterseniz mutluluk duyarım.

Hitap muhataba biçilen kıymetmiş. İlk ulusal basın haberinden sonra Bisikletli Kütüphaneci unvanı, yapılan haber sonrasında muhabir arkadaşımızın habere attığı başlık ile bana yakıştırıldı ve o şekilde devam ediyor. Ulusal düzeyde ve Kütüphanecilik camiasında Eşekli Kütüphanecinin izinden gidip Bisikletli Kütüphaneci olarak anılmak gurur verici. Bu çalışmayı, çalıştığım kurumdan bağımsız olarak yapıyorum. Yıllık veya nöbet izinlerimde yola çıkabiliyorum. Yalnızca hafta içi köylere gidebiliyorum. Okulların açık olduğu dönem ve saat aralığında gidebiliyorum. Çünkü çocukların kendileri için özel gelen Bisikletli Kütüphaneciyi görmelerini, hayatları boyunca belki de unutamayacakları bu esnada onlara getirmiş olduğum hediye kitapları onların gözlerindeki mutluluğa şahit olarak teslim etmek istiyorum. Aynı zamanda bana kitap gönderenlerinde güvenine mazhar oluyorum.

Bu çalışma, çocukların tertemiz duygularını ön plana çıkarıp sosyal medyada onları kullanmadan kendi oluşturduğu ve en önemlisi sponsor kullanmadan, iyilik zincirinin götürdüğü yere kadar devam edecek.

Son olarak; “5 Şubat 2017’den bu yana 39 Köy için 1577 kilometre pedalladım ve 7007 kitap hediye ettim ve etmeye devam edeceğim.”

Klasik bir soru ama çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

Bir soruyu cevaplamak bu kadar mı zor olur 😊 Çok Okuyan da çok gezende de çok bilir. Herhangi birisini yapan kişinin bilgisinde mutlaka eksik bir yan kalacaktır. O yüzden bu iki eylemi beraber yaparak eksiklikleri sıfıra indirebiliriz.   

Size nasıl ulaşabiliriz?

Sosyal Medya hesaplarımdan bana ulaşabilirsiniz.

hakanyuc@hotmail.com
https://www.instagram.com/hakanyuc13/?hl=tr
https://twitter.com/search?q=%40hakanyuc&src=typd

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir