Ankara – Kırıkkale

Sabah 11.00 gibi Ankara’dan ayrıldık. Dinlenmiş olmanın da etkisiyle olsa gerek pek de zorlanmadan İlerledik ve saat 19.00 gibi hedefimize ulaştık. Sürüşlerimizin GPS kaydını tutmaya özen gösteriyoruz ve şimdiye kadar kayıt atlamadık. Sürüş detayları için aşağıdaki görselin üzerine tıklayabilirsiniz.

İlk 45 km küçük tırmanışlarla 1.200 metreye kadar bizi çıkardı. Sonraki 15 km boyunca sürekli bir iniş vardı.

Ankara’nın stresli trafiği ilerledikçe yol ayrımlarında dağıldı ve ilerleyen saatlerde biraz daha rahat bir yolculuk yaptık.

“İşte burası Elmadağ, sonrası iniş” diye diye Arda’yı kandırdım. İlçelerden bir diğer ufukta bize göz kırpıyor.

Sahte kavunlarla müşteriyi avlayıp gerçek kavun satıyorlar. Bu fotoğrafta raftaki kavunların hepsi sahte, alçıdan yapılmış eserler. Bu bölgede Çankırı kavunu meşhur ve kışlık tatlı kavunlar satılıyor.

Kızılırmak Türkiye Turu boyunca üzerinden ve kenarından sıklıkla geçtiğim, Türkiye’nin en uzun (1.350 km) nehri.

“Okumak cahilliği alır, eşeklik baki kalır” demiş atalarımız. Yol üzerinde dikkatimi çeken bir kareydi. Çekmeden geçemedim.

Hava kararmadan Kırıkkale’ye ulaştık. Kırıkkale kent ormanına kamp atmaya gittik ancak gördüğümüz kadarıyla pek bir şey yoktu.

Hal bu olunca biz de Öğretmenevine doğru yol aldık. Saat 19.00’a ulaştığımda hedefimize ulaşmıştık. Kahvemizi içtik ve dinlendik.

Bugünkü rotamız tarihi İpek yolunu takip ederek Tuz gölüne doğru ilerlemek olacak. Yol üzerinde maratoncu Orhan abimiz ile buluşacağız. Orhan abi bizi misafir edip, bize eşlik edecek.

Detaylar yarınki yazımızda olacak, bizi takipte kalın anacım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir