Bisikletli Kütüphaneci Geldiii!

Geçenlerde sosyal medyada çok hoşuma giden bir girişim gördüm ve hemen sayfanın içeriğini incelemeye koyuldum. İki Teker Bir Kitap projesini tanımak ve merak edenleri de tanıştırmak için hazırladığım soruları doğrudan Önder abiye ilettim ve baştan sona bayılarak okuduğum, klasik cevapların dışında sürükleyici bir anlatımla oluşturulmuş bir yazı ortaya çıktı. Önder abinin yazısını bölmeden doğrudan ilginize paylaşıyorum. Keyifli okumalar

Bisikletname merhaba,

Sizlerle öncesinde tanışmadık, tanışamadık. Belki de bir yerde karşılaşmışızdır. Sanırım yeni başlayan emeklilik hayatı ile özel işlerimin vermiş olduğu yoğunluktan olsa gerek yaklaşık bir buçuk yıldır Eşpedal Derneği (Eşpedal Derneği, engelli bireylerin fiziksel ve sosyal rehabilitasyonunu ve engelli engelsiz bireyler arasındaki dostluğu tandem olarak adlandırılan iki kişilik bisikletler aracılığıyla sağlıyor) hariç bisiklet ortamından uzak kaldım. Ancak bir takım sosyal medya paylaşımlardan hatırladığım kadarıyla, sizler de çok güzel projelere imza atmışsınız. Tebrik ediyor başarılarınızın devamını diliyorum. İki Teker Bir Kitap vesilesi ile bir takım sorular vasıtasıyla tanışmak bugüneymiş. Aslında çok sevdiğimiz ortak dostlarımız da var Ahmet. Bir gün sizlerle tanışmak ve sohbet etmek dileğiyle göstermiş olduğunuz ilgi için çok teşekkür ediyorum.

Önder Faruk Ünal

Şimdi gelsin sormuş olduğunuz sorulara cevaplar :

“Bisikletli Kütüphaneci” heyecan verici bir fikir. Projeye adım atmanıza vesile olan neydi? Bir eksiği tamamlamak mı, okumaya olan özlem mi, kitap alışkanlığı kazandırmak mı? Ya da bunların hiçbiri değilse asıl cevap nedir?

Benim için sosyal sorumluluk ve farkındalık projelerinin tümü aslında heyecan verici. Bu kapsamda doğru olduğuna inandığım, olumlu ve yapıcı projelerde “ben de varım” diyorum. İki Teker Bir Kitap Bisikletli Kütüphaneci ile birlikte aynı zamanda “Eşpedal Derneği” yönetim kurulu üyesiyim.

İlham kaynağım yerine ilham kaynaklarım desem çok daha doğru olur. Her konuda olduğu gibi birincisi Mustafa Kemal Atatürk. Cephede bile kitap okuyan, etrafındakilere, “Eğer kitap okumasaydım, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım” diyerek mücadelesine anlam kazandıran, özellikle okumayı aşılamak için de pek çok eylemlerde bulunan, okumaktan ve üretmekten hiç vazgeçmeyen başarılı bir lider.

Vefa Sporun eski kalecisi Mustafa Güzelgöz (1921-2005) 1950-1970 döneminde etkili olan “köy edebiyatı hareketi”nin önde gelen temsilcisi yazar Fakir Baykurt’un da “Eşekli Kütüphaneci” romanında kaleme aldığı gerçek bir halk kahramanı. Bir bisiklet sevdalısı olarak bende büyük bir iz bıraktı rahmetli Mustafa Güzelgöz. Işıklar içinde uyusun. Gezici kütüphane konusunda ilham kaynağım oldu.

Çoğumuzun evinde kütüphanesi vardır. Aldığımız kitapları okuduktan sonra özenle muhafaza ederiz. Zamanla rafları süsleyen birer obje haline gelir başkaları tarafından da okunmayı bekleyen kitaplar. Kütüphanemde bulunan onlarca kitaba baktıkça, neden okumayı isteyip de alamayan kitapseverlerle paylaşmak olmasın sorusuna da bir cevaptır Bisikletli Kütüphaneci.

“Bisiklet kütüphanemizin kitap sayfalarında pedallamaya hazır mısınız?” parolası ile her türlü siyasi içerikten ve ticari amaçtan uzak bir proje başlattım. İlk önce 08 Aralık 2016 tarihinde sosyal medya sayfası olarak İki Teker Bir Kitap – Bisikletli Kütüphaneci sayfasını oluşturdum. İzmir ilçe ve köylerine bisiklet römorkunda taşıyacağım kitaplar ile ulaşarak farkındalık yaratmak, kitap sevgisini kazandırmak, kitap okuma oranını artırmak, özellikle cep telefonu ekranını tıklayan birey yerine kitap sayfalarına dokunan birey olmanın önemini anlatmak ve ülkemizin diğer yörelerinde de benzer projelerin artmasına destek olmak temel amaçlarım. Ayrıca konu ile ilgili proje dosyası da oluşturdum. Kitapseverler belirttiğim sosyal medya hesabında proje dosyasını inceleyebilirler.

Sizin için bisiklet nedir, kitap nedir?

Benim için bisiklet… İsterseniz ezber ifadeler yerine farklı bir şekilde anlatmaya çalışayım. “Abdülcanbaz”.  Abdülcanbaz bildiğiniz üzere ışıklar içinde uyusun, rahmetli Turhan Selçuk ağabeyin çizmiş olduğu karikatür karakteri. Çok küçük yaşta tanıştığım Abdülcanbaz, bisikletime verdiğim bir isim olarak benim yoldaşım, yol arkadaşım oldu. Rahmetli babamın memur maaşıyla zar zor aldığı pinokyo bisikletim ile başladı bu dostluk. İki teker üzerinde İzmir’de gezmediğimiz yer kalmayınca çevre ilçelere, illere kadar kadar devam etti pedallar dönmeye. O yıllardan kalan bir çok hatıralardan birisi de kırılan ve kırıkçı çıkıkçının da izini bırakan köprücük kemiğidir. Meslek hayatımın başlaması ve atamalar ile farklı şehirler, kültürler, yaşamlar görerek devam etti iki teker sevdası. Bisikletlerim değişse de o vermiş olduğum isim hiç değişmedi, yaşadığım her anın içindeydi Abdülcanbaz.  Kimi zaman dertleştik oturup deniz kenarında, bir bankın üzerinde mataramızdaki suyu birlikte yudumladık, kimi zaman sevindik, yüzümüze vuran mutluluk rüzgarını birlikte hissettik, kimi zaman üzüldük, yoğun bir yağmur altında üstümüz başımız çamurdan batana kadar pedal çevirdik, kimi zaman doğa içerisinde heybemizdeki yiyeceğimizi paylaştık,  kitabımızın sayfalarını çevirdik, birlikte kadeh kaldırdık onunla aydınlık yarınlara… Anlayacağınız yaşamın içinde devam ediyor bu dostluğumuz.

Benim için kitap nedir? 

“Kitaplar sessiz öğretmenlerdir.” demiş Gellius (M.S.125-180). Emekli sınıf öğretmeni rahmetli babam, her ay bir iki tane alarak tanıştırdı beni çocukluğumun sessiz öğretmenleriyle. Kitap ile dostluğumuz böylece başladı ve devam ediyor. Ben kitap okurken beş duyumu da kullanmaya çalışırım. Açıklamam gerekirse ilk olarak kitabı görüyorsunuz, sonra ona dokunuyorsunuz ve hissediyorsunuz onun sıcaklığını. Hele bir de eski bir kitap ise kokusu alıp götürüyor sizi sahafların kitap raflarına. Bazen sesli okurum. Sanki yazarın benim ile konuştuğunu duyar gibi olurum. Kitabın tadı nasıl alınır diye sorarsanız, onu son satırını okuduğumda anlarım. Soruya cevap verebildim sanırım.

Hedefleriniz ya da gerçekleştirdikleriniz nelerdir?

İki Teker Bir Kitap-Bisikletli kütüphaneci olarak hedeflerim neler? Aslında benim için şu an emekleme dönemi. Yaşamınızda önünüze hedef ya da hedefler koyuyorsunuz ancak bunlar gerçekleşmeyince hayal kırıklıkları olabiliyor. O yüzden sağlam bir altyapı üzerine projeyi inşa etmek gerekiyor. Çok zor ve zorluklarla dolu bir projeye girdiğimin farkındayım Ahmet. Bu yüzden hedef yolunda sabır şemsiyesi altında çalışarak, olası zorluklar karşısında yılmadan ilerlemek çok önemli bence.

Projemizde “sürdürülebilirliğin” en önemli kıstaslarından birisi olmasından hareketle; kitap okuma bilincinin artırılmasına yönelik kamuoyunda farkındalık oluşturmak, boş vakitlerde akan zamanın çok daha etkin geçirilebileceğine yönelik olumlu algılar tesis etmek, ülkemizin kitap okuma alışkanlığını önemseyen, kitaba değer atfeden bir ülke olarak konumlandırılmasında rol almak, Kent-Taşra ilişkisinin güçlendirilmesi yönünde olumlu algıları tesis etmek ve bisiklet dernekleri/toplulukları arasında dayanışma ve işbirliğini güçlü kılmak başlıca hedeflerimden.

Önümüzdeki yıllarda ülkemizin her yerinde birlik, koordine, dayanışma ve işbirliği içerisindeki bir Bisikletli Kütüphaneci ağını görmek neden olmasın? Belki birkaç yıl sonunda kitap vitrinlerinde “Bisikletli Kütüphanecinin Seyir Defteri” adlı kitabı da görebilirsiniz.

Gerçekleştirdiklerime gelince. Başlangıç seviyesinde olmasına rağmen proje gerçekten çok ilgi gördü. Her şeyden en önemlisi de ne biliyor musunuz? Arkadaşlarınızı yanınızda görmek. Kitap bağışı hakkında o kadar çok destek gördüm ki anlatamam. Çalıştıkları ortamda kampanya düzenleyenler, kitap bağışı için mesaj gönderenler, telefon ile arayanlar, evindeki hobi dergilerini bile hiç çekinmeden hediye eden dostlar. İşte gerçekleşen birinci hedef. Bir ay zarfında kendi kütüphanem hariç 342 adet kitap yer buldu İki Teker Bir Kitap kütüphane raflığında. İki Teker Çok Kitap yolunda ilerlemeye devam ediyoruz anlayacağınız.

Biz okuduğumuz kitapları arkadaşlarımızla ya da yolda tanıştıklarımızla paylaşıyoruz. Simyacı’daki Santiago gibi bir yerde okuduğumuz kitabı bırakıp başka bir kitap alıyoruz. Bunlar bizim kişisel yapabildiklerimiz. Size destek olmak için insanların neler yapması gerek?

Birincisi sadece kitap bağışı ile değil ihtiyacı olan çocuklara ulaştırılmak üzere kırtasiye malzemesi tedarik edilmesinde de yardımcı olmanız mutluluk verecektir.

İkincisi kendi araştırmalarım ve almış olduğum sonuçlar olmakla birlikte, gerçekten ihtiyacı olan öğrencilere, çocuklara, gençlere, bireylere ulaşmak amacıyla sizden gelen önerilere ihtiyacım var.

Bir takım etkinlikler ile kütüphane çalışmalarımız devam edecek. Bu etkinliklerde kendimi anlatma fırsatını da bulmuş olacağım. Mümkün olduğunca arkadaşlarımızın etkinlikleri takip etmeleri, duyurmaları ve katılmaları en büyük arzum. Belki bir gün birlikte pedallarız köy yollarında.

Hedef kitleniz kim, onlara ulaşabilmek için neler yapıyorsunuz?

Proje dosyamda da belirttiğim üzere birincil hedef kitlem kent ve özellikle kırsal kesimde yaşayan, kitap/kırtasiye malzemesi konusunda ihtiyaç sahibi bireyler. İkincil hedef kitlem ise kamuoyu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, yerel yönetimler, ulusal medya araçları, sosyal medya kullanıcıları ve etkili olabilecek siyasi ve ticari amaçtan uzak tüm kişi ve kuruluşlar.

Sizi etkileyen anı ya da anılarınızı paylaşabilir misiniz?

     Bisikletli kütüphaneci olarak ilk anım, 05 Ocak 2019 Cumartesi günü yapılan Urim Babacan’ın “Hayalimdeki Bisiklet Atölyesi” açılış etkinliğine beni de dahil etmesiydi. Ortak bir etkinlik düzenledi Urim Abi. Bu arada kendisine de tekrar projesinde başarılar diliyorum.

     Bir diğeri yine bir bisikletsever olan ve ahşap üzerine yakma sanatını hobi edinmiş,  muhteşem eserler yaratan Fatih İzgili abimiz. Kitap römorkuna monte edilecek şekilde logomuzu ve Bisikletli Kütüphaneci yazısını yerleştirerek, kendi emeğiyle hazırladığı ve benim için çok değerli olan tabloyu hediye etmesi. Kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum.

     İlk etkinlik günü birkaç gün boyunca yağan yağmur o günün sabahında güneşli bir güne bıraktı kendini. Urla’dan römorkumda yer alan 173 kitap ile pedal çevirmeye başladım. Zeytinalanı civarında bir otobüs durağında annesinin elini tutan, tahminim 8-9 yaşlarındaki bir kız çocuğunun beni görmesi ve İki Teker Bir Kitap logosu ile Bisikletli Kütüphaneci yazısına dikkatle bakmasının ardından annesine şöyle seslendiğini duydum :

“Anne bak kütüphaneci, hem de bisikletli kütüphaneci!..”

O anda bir çocuk kitabı hemen ulaşabileceğim bir yerde olsaydı keşke. Olası yağmurdan korumak için naylona sarılmış kitap kutuları. Bundan sonra hazırım ama.

Çocukken yaşadığım bisiklet ile ilgili bir çok anı var ancak anlatsam burada uzar da uzar. Sadece bir tanesini kısa olarak bahsedeyim. Belki bu güne de ışık tutmuştur. Bakkal İsmail Amca. 1970’lerin sonu. 10-11 yaşlarındayım. İzmir Şirinyer’de bir mahalle bakkalı. Hani deterjan ve ekmek kokularının birbirine karıştığı, dükkânında bisküvi arasına lokum koyup yediğimiz, veresiye defterleri açtırdığımız o güzel ve şirin mekanlardan birisi. Pinokyo bisikletten inip ilk Bisan bisiklete bindiğim gündür, İsmail Amca’nın isteği ile fırından bakkalına ekmek getirdiğim gün. Selede bir ekmek kasası, çuval içinde taşıdığım ekmekler. İsmail Amca’nın bisikleti Bisan; hem de ortadan çift direkli, frenler müthiş, ne kadar da büyük görünmüştü gözüme. O gün düşmeden ve ekmekleri düşürmeden geldim bakkala ama bir de bana sorun. Kutsal bir emanet taşıyordum sonuçta. Yaklaşan Ramazan ayı. Ve onaylan bir fikir. Biraz da harçlık olsun değil mi? İftar saati öncesi Bakkal İsmail amcanın oğlu Hakan ile selemizdeki kutularda taşıdığımız ramazan pideleri ile pedallıyoruz mahallelerde. “Bisikletli Ramazan Pidecisi.” Ve top sesi öncesi çocuk sesimiz. “İftarlık Pidelerrrrr!..”

Başkalarına ilham ve ışık kaynağı olacağınız kesin ama sizin ilham aldığınız bir isim var mı?

Önceki sorunuzda da belirttiğim üzere gezici kütüphane konusunda Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz. İnanın başkalarına ilham ve ışık kaynağı olmak konusunda hiçbir bir iddiam yok. Sadece kütüphane ve kitap sevgisinin tüm yurtta yaygınlaşması temel amacım. Aslında resmin tümüne bakarsak o kadar çok başarılı ve güzel insanlarımız var ki ülkemizde. Kütüphane faaliyetlerini motorsikletiyle, bisikletiyle, traktörüyle, sırtında taşıdığı çuval içindeki kitaplarıyla yaya olarak yapanların da olduğunu öğrenmek bana çok daha büyük bir mutluluk verdi.

Benim aklıma gelen sorular bunlardı ama bunların haricinde işin özünü anlatabilecek bir şeyler paylaşmak isterseniz mutluluk duyarım.

Özellikle belirtmek istiyorum. Ne mutlu ki projede bana destek olan çok sevdiğim dostlarım var. Kitap römorkunu bir tek ben taşımıyorum anlayacağınız. Paylaşımcı olmak, birlikte hareket etmek ve beraber olmak gibisi var mı? O bakımdan işin özü “ben” değil “biz” varız.

Son olarak çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?

Karşılaşmaktan korktuğum asıl soru. Benim düşüncem gezerek okuyun veya okuyarak gezin bir şekilde, ama mutlaka okuyun.

Görüşmek dileğiyle. Sevgiyle kalın. Kitapla kalın.

Size nasıl ulaşabiliriz?

Urla’da yaşıyorum. Kitapseverler veya proje konusunda merak edenler, destek olmak isteyenler aşağıda belirttiğim mail ve sosyal medya hesaplarından bana ulaşabilirler.

  ikitekerbirkitap@gmail.com

https://www.facebook.com/ikitekerbirkitap/

https://www.instagram.com/2teker1kitap

İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ediyorum Bisikletname.

Önder Faruk Ünal

İki Teker Bir Kitap – Bisikletli Kütüphaneci

Urla – İzmir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir