İne Çıka Ankara

Kızılcahamam Öğretmenevi hem uygun fiyatlı hem de temizdi. Arda bir gün daha dinlenelim istedi ve bir gün daha kalmaya karar verdik.

Öğretmenevi Müdürü Hacı Bey çok ilgili ve yardımcıydı. Bize Kızılcahamam hakkında detaylı bilgi verdi ve Kızılcahamam’da Gazetecilik yapan Mustafa abiyle bizi tanıştırdı.

Arda’yla kahvaltılık malzemelerimizi aldık ve dışarıdaki masalardan birine oturduk. Kahvaltıdan önce Arda üç yavru kedi ve annelerine mama indirdi.

Kahvaltı bitiminde Gazeteci Mustafa abi geldi. Mustafa abiyle sohbet ettik. Kendisi de bisiklet biniyor ve doğaya sahip çıkan, sporu sevenlerden biri.

Tatil gününde dinlenmeyi tercih ettik ve odaya kapanıp kitap okuduk. Daha doğrusu ben okudum, Arda dinledi. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı kitabını birlikte okuyoruz şu an. Bunun haricinde Hermann Hesse’nin de birkaç kitabını yanımızda taşıyoruz.

Öğretmenevi’nin mutfağı herkese açıktı. Arda da fırsatı değerlendirip akşam bize güzel bir menü çıkardı.

Sabah geç saatte uyandık. Kızılcahamam spora futbolcu transferi mi yapalım yoksa yavaş yavaş Ankara’ya mı gidelim tartışmalarının ardından yataktan çıkıp eşyalarımızı toparladık ve anahtarı teslim ettikten sonra kahvaltı için mutfağa indik. Arda da kahvaltı için daha önce hiç denemediği bir şeyler yaptı ancak oldukça başarılı oldu.

Saat 13.00 gibi yola koyulduk ve pedallara asıldık. Güne güzel bir yokuşla başladık.

Kızılcahamam’ı geride bıraktık ve zirveye kısa sürede ulaştık.

Kargasekmez geçidinde poz verdik ve vakit kaybetmeden Ankara’ya yöneldik.

Yollar genel olarak inişli çıkışlıydı ancak çok yorucu değildi bizim için. Bir gün dinlenmenin de etkisi yadsınamazdı.

Sonra bir baktım “Aman tanrım dedim!”. Repliği bilenler kimi kastettiğimi anlamışlardır muhtemelen. Yakın zamanda kaybettiğimiz oyuncu Yakup Yavru’ya benzettiğim Hayri abinin yerinde kavun molası verdik.

Arda bir de çay molası verelim dedi ve bir börekçide durduk. İki çay söyledik ve çıkınımızdaki bisküvi ve lokumu çıkarıp yedik.

Ankara’ya yaklaştıkça girişteki sanayinin trafiği arttı. Trafik kalabalığı içinde dar emniyet şeridinde stresli bir yolculuk yaptık. Mesai bitiminin sonunda günün tüm stresiyle arabaya binen sabırsız şoförler huzursuzluklarını ve kötü enerjilerini bizim üzerimize attılar. Tabii bizi rahatsız etmemek için şerit değiştiren koca yürekli tır şoförlerinin de önünde saygıyla eğiliyorum.

Şehir merkezine yaklaştığımızda emniyet şeridi genişledi. Beş şeritli yolda rahatça ilerleyebildik.

Ankara’ya hava kararmadan ulaştık ancak yolumuz henüz bitmemişti. Bu akşam dayımın (öz) evine gidecektik.

Geçerken uçaklarında fotoğrafını gün batımında çektim.

Tam hava kararmadan gidiyoruz derken benim ön tekerime bir tel gerdi. Yamama operasyonunu tamamladıktan sonra saat 20.00’ye gelmeden dayımların evinde soluğu aldık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir