SSS

Sık Sorulan Soruların yanıtları burada:

Bu Değirmenin Suyu Nereden Geliyor?

80 günde 80 il turumda bana Halk destek oldu. Neredeyse bütün illerde beni evlerinde ağırladılar. Akşam yemeğimden, sabah kahvaltıma kadar bisiklet dostları bana destek oldular. Öğle aralarında ve kalan zamanlarda kendi bütçemden harcadım. İnsanların desteği olmasa bu turu yapmam mümkün olamazdı. Toplamda harcadığım para neredeyse bir maaş kadardı.

Şimdiyse eşimle birlikte yaptığımız kamplı turda konaklama konusunda çoğunlukla çadırda kalıyoruz. Yemeklerimizi, çayımızı, kahvemizi kendimiz yapıyoruz. Yine bisikletseverler yol üzerinde bize evlerini açıyor ve bizi ağırlıyorlar. Bu sayede duş alıp eşyalarımızı yıkama olanağı buluyoruz.

80 günde devr-i Türkiye projesinden önce de Arda’yla birlikte şu an yaptığımız turu gerçekleştirme planımız vardı. Bunun için 2 yıla yakın bir süredir eşya almaktan ve gereksiz harcama yapmaktan vazgeçtik ve birikim yaptık. Şu an birikimlerimizi harcıyoruz ve olabildiğince tutumlu yaşamaya özen gösteriyoruz.

Tura çıkmadan önce kiradaki evimizi de boşalttık. Zaten çok az olan eşyalarımızı da anneme taşıdık.

İkinci el araba almaya anca yetecek bir birikimimiz var ve arabası evi olanlar bize sizin tuzunuz kuru diyor. Halbuki bizim tercihimiz farklı, araba almak yerine bisikletle gezmek istiyoruz. Yeni kıyafet almak yerine eskilerini kullanıyoruz. Herhangi mekana para ödemektense yemeğimizi kendimiz yapıyoruz. Alışverişimizi marketten değil pazardan yapıyoruz. Kredi kartı kullanmıyoruz.

Bir de dinlenme sürecimizde Ahmet Almanca çeviri yapıyor, Arda da İspanyolca özel ders veriyor. İktisat ve kanaat ile yaşıyoruz.

Vergi memuruna açıklama yapar gibi yazmak zorunda kalıyoruz. Çalışmadığımızı düşünerek rahatsız olanlar ve bizim koyun sürüsüne dahil olmayışımızı yadırgayanlar var. İçiniz rahat olsun biz de yeri geldiğinde çalışıyoruz. Bizim neyimiz varsa iki katı kadarı sizin olsun. Sevgiler

Meslekleriniz nedir? İşten izin mi aldınız?

Bu tur için işlerimizden ayrıldık. Hali hazırda çalışmıyoruz.

Arda 4 yıl boyunca bir şirketin İhracat Operasyon departmanında çalıştı. Aynı zamanda özel İngilizce ve İspanyolca dersi vermişliği vardır.

Ben (Ahmet) mezun olmadan önce Chip Dergisi için çeviri yapıp para kazanıyordum.

Mezuniyetten sonra sırasıyla Resepsiyonist, Sabiha Gökçen’de Harekat Memuru, Türk Hava Yollarında Kabin Memuru olarak görev yaptım. Askerlikten sonra da İzmir’e gitmeme, bisiklete tekrar başlamama ve karım Arda’yla tanışmama vesile olan çeviri şirketinde (Dragoman) Proje Yöneticisi olarak 3 yıl çalıştım.

Günde kaç km bisiklet sürüyorsunuz?

Sanırım bu uzun süredir yolda olan bisikletçilerin en çok duyduğu sorulardan biridir. Havaya, yüksekliğe, ruh halinize, yaşınıza, yol yapısına ve araziye bağlı olarak değişiyor.

Ne kadar yiyecek ve su taşıyorsanız veya çantalarınız ağır kışlık kıyafetlerle ne kadar doluysa yük o kadar artıyor ve ağırlık sizi yavaşlatıyor.

Bazen devam etmeniz gereken bir zaman baskısı vardır hızlı sürersiniz bazen aceleniz yoktur aheste gidersiniz.

Arda’yla yaptığımız kamplı ve yüklü turda günde 100 km sürüş yaptığımız zaman da oldu, 30 km ilerleyip kamp attığımız zaman da oldu. Ortalama mesafemiz günlük 55 km civarında seyrediyor.

80 günde 80 il projemde evlerde bisiklet severler misafir ettiği için çadır ve uyku tulumu taşımadım. Toplamda 6-7 kg civarında yüküm vardı. Bu tur zaman kaygısı barındıran bir proje olduğu için günlük ortalama 152 km sürüş yaptığım, 70 gün sürüp, 7 gün dinlendiğim bir tur olmuştu.

Turda Hidrolik fren mi, V Fren mi daha iyi? Sizce Hangisi?

V fren kullanmak en akıllıcası, Ahmet hidrolik disk frenli bisikletiyle yola çıktı.

Bir süre sonra rotor fren pedlerine sürtmeye başladı ve bunun önüne geçemiyoruz.

Hidrolik sistem çok güzel frenliyor ama yokuş aşağı uzun inişlerde ne kadar kaliteli olursa olsun ısınıyor.

Çok ısındığı zaman da fren tutmama gibi bir risk de mevcut.

Kullandığınız bisikletler neler?

Ahmet havalı maşası olan Dağ bisikletini, Arda da karbon maşası olan Hibrit Şehir bisikletini kullanıyor. Bisikletlerimiz tur bisikleti değil ancak zorluk çekmiyoruz. Yüklerimizle ilerlediğimiz 3.000 km boyunca kadro ile ilgili herhangi bir sorunla karşılaşmadık.

Hangi seleyi (bisiklet koltuğu) kullanıyorsunuz? Tahriş için krem kullanıyor musunuz ?

Bisikletin üzerinde gelen seleleri kullanıyoruz. Trend’e uyup “adını vermediğim” o meşhur deri seleleri kullanmadık. Bir de sele ergonomik olmalı; kocaman, pofuduk ve çok yumuşak olmaması gerekiyor. İnsan fiziğine uygun olan seleler daha ince yapılı olanlardır.

İlk defa bisiklet kullanırken illa ki popo ağrısı, acısı ve tahriş yaşanıyor. Ne kadar çok bisiklet kullanmış olursanız olun uzun bir ara verdiyseniz yeniden aynı acıyı yaşamak kaçınılmaz oluyor. Ancak bu acı yaşama süresi 4-5 gün sürüyor, bırakmamak ve üstüne gitmek gerekiyor. Herhangi bir krem vs kullanmıyoruz.

Bisikleti kullanırken pedli tayt (oturma bölgesinde sünger oluyor) giyiyoruz. Ancak alışma süresinden sonra kısa mesafeler için kullanılmasa da pek sorun olmuyor.

Son olarak selenin yüksekliği çok önemli. Sele ayarı düşük olursa poponuzun üzerine oturup bisiklet sürersiniz. Bu hem dizleriniz için zararlı, hem de popo ağrılarına neden olur. Bisikletin üç farklı ağırlık noktası vardır:

– Pedallar

– Sele

– Gidon (Bisiklet direksiyonu)

Yük dağılımı bu üçü arasında olmalıdır. Buna “Bike Fitting” deniliyor. Dağılım hatalı olursa Diz ağrısı, bilek ağrısı ya da popo ağrısı kaçınılmaz olabilir.