5 Mart Balçova Terapi Ormanı

12809776_10154070914844887_1296170957472332454_n.jpg

Bu hafta da Cat grubunun Cumartesi etkinliğine katılmak için yollara vurdum kendimi. Karşıyaka’daki bisikletçi arkadaşlarım çalıştığı için tek başıma Karşıyaka’dan çıkıp Göztepe’ye, buluşacağımız Velespit Cafe’ye doğru yola çıktım. Vapurla ulaşımı pek sık kullanmıyorum, bisikletimle vapurdan önce karşıya geçtiğim zamanlar bile oldu (vapur bekleme süresi dahil). Konaktan sonra bisiklet yolunda giderken 7-8 yaşlarında bir Romen kızı, sağına bakmadan önüme atladı. Aniden fren sıktım ve bisikletin arkası 45-50 derece havaya kalktı. Freni bırakıp tekrar fren sıktım, bu kez arka teker 25-30 derece daha havalandı ve kıza çarpmadan durabildim.

12814354_10154070914754887_6371422365435270807_n.jpg

Grubun kalkış saatine yetiştim ve birlikte  yola çıktık. Bu haftaki güzergahımız Balçova Terapi Ormanı. Karşıyaka’dan  bisikletle gidiş dönüş yaklaşık 45-50 Km sürüyor. Geri kalan kısım da tırmanış ve inişe ait. Toplamda 83 Km’lik bir tur yapmışım. Yükseklik kazamındaki 2.500 metre gibi anormal bir artışın olması da benim gruptan koparak başka bir tepeye gitmiş olmamdan kaynaklanıyor. Sonra grubu da buluyorum. Beş saat de pedal çevirmişim.

12802731_10154070914874887_5518984430174507169_n.jpg

Balçova tarafında yaşayanlar Manastır da diyorlar buraya eski kalıntılardan yola çıkarak. Terapi başladı, ben gruptan koparak ilerleyişimi sürdürdüm. Bir ara yol ikiye bölündü ve ben sağ yola dönerek kaybolmayı başardım. Yol bitinceye kadar ilerledim ve İzmir’i  çepeçevre gören bu manzarayla karşılaştım. Kuş Cenneti dahil, Bostanlı, Bayraklı, Göztepe tüm kıyılar ayaklarımın altındaydı.

12814767_10154070914924887_2139147083150961716_n.jpg

Beni buraya kadar getiren bisikletime (Diablo) de teşekkür etmek için yakışıklı bir fotoğrafını çekmeden geçmedim. Sonra grubu bulmak adına yolun ayrıldığı noktaya kadar gittim ve teker izlerini takip ettim.

12806194_10154070915029887_5696864248020038380_n.jpg

Kaybolmaktaki ustalığımı iz bulmakta da başarıyla sergiledim ve grubu buldum. Bir akıntının kenarında yemek molası için ateş yakmışlardı. Ben de gidonumda taşıdığım sucuk ve ekmeğimle oraya yöneldim. Önceki hafta Kaynaklar köyü turunda tanıştığım güzel de (QOM) oradaydı. Ekmeğimi onunla paylaştım.

12801257_10154070914979887_3823785139178413716_n.jpg

Terapi Ormanı hakkını vermişti. Beni rehabilite eden güzel bir tur olmuştu. İnsan elinin değmediği, değse bile zarar vermediği muhteşem bir güzelliğe sahip bir ormanda gezmek paha biçilemez bir duyguydu.

12794620_10154070915124887_8794112586665773312_n.jpg

Tur bitti ve dönüşe geçtik. Bisikletle 50 Km hızla toprak yolda hoplaya zıplaya inerken yanımda fren kullanmadan inen bir başka deli vardı. Dönüp baktığımda ne göreyim, yine o kız. Ben hız kesmeden inişimi sürdürdüm. Zincir aynakolun en üstünde, rublenin de en altındaydı. O kadar sarsıcı bir iniş oldu ki iki taraftan da zincir çıkmıştı. Durup zincirimi taktım. Aynakolu ortaya, rubleyi de iki üste alıp inişe devam ettim. Benden sonra gelen ilk kişi 10 dakika sonra ulaştı. Grubun kalanını da bekledik.

QOM da nihayet geldi ve biraz muhabbet ettik. İspanyolca bildiği için ondan “Amores Perros” Şarkısını çevirmesini istemiştim. Neredeyse 1 yıla yaklaşıyoruz ancak hala çeviriyi alabilmiş değilim.

Sürüş kaydı ve haritaya aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz

https://www.strava.com/activities/509383442

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*