Assos – Çanakkale

Sabah Arda kalkıp bakkaldan birkaç malzeme alıp güzel bir kahvaltı hazırladı. Ben de bir yandan blog yazıp, bir yandan da eşyaları toparladım. Konakhan Pansiyon sahibi ve Assos’ta çalıştığım zamanlarda (15 yıl önce) arkadaşım olan Muzaffer abi de sağ olsun bize yardımcı oldu ve bize bir kavanoz zeytin ikram etti.

Birkaç gündür zaman kaybı yaşadığımız için Gülpınar tarafına girmektense rotada değişiklik yapıp Ayvacık üzerinden Çanakkale’ye doğru ilerlemeyi tercih ettik. Doğrudan Ayvacık’a giden yolun tırmanışlı ve kötü olduğunu söyledi Muzaffer abi bu nedenle Kutluhan ya da haritada gördüğümüz ismiyle Büyükhusun yolunu önerdi.

Yola çıkalı daha 5 km olmamıştı ki Mike’ın lastiği gürültüyle patladı ve iç lastiği yarıldı. Mike’ın daha önceden kullandığı yedek iç lastiğini bisiklete taktık. 2-3 km daha ilerledik ancak lastik hava kaçırmaya başlamıştı. Çeşme kenarında, ağaç gölgesinde durduk. Kızlar dinlenirken biz de lastik üzerindeki deliği bulduk. Eski yama hava kaçırıyordu. Yamayı söküp temizleyip tekrar üzerine yama yaptık.

Behramkale (Assos) 2x uzaktan görünümü.

Behramkale 10x yaklaştırıldığında görünümü.

Daha ilk 10 km mesafeyi tamamlayamamışken Mike’ın tekeri yine söndü. Yamanın tutmadığını kabullendik ve Arda’nın yedek iç lastik bisiklete taktık ve yola koyulduk.

Ezine’ye girdiğimizde Pazar yerinden kavun ve üzüm aldık. Yemek için oturduğunuz yerden de kavunu kesip servis etmelerini rica ettik. Karnımızı tıka basa doyurduk ve yediklerimizi öğütmek için biraz bekledik.

Yol üzerinde, dere kenarında otlayan keçiler.

Helen’in tekeri de bir süre sonra tel nedeniyle patladı. Onu da onardıktan sonra yola koyulduk.

Çanakkale tarafında çoğu kişi kampa gittiği için bizi evinde misafir edebilecek arkadaşlar yoktu. Bu nedenle Çanakkale merkeze ulaşmadan kamp atma kararı aldık.

Oldukça tırmanışlı, inişli çıkışlı bir gün oldu.

Güneş batmak üzereyken ikişer çift fotoğrafımızı çektim.

Yol üzerindeki kazlara da selam verdik.

Muhteşem bir gün batımı vardı ve bunu kaçırmak istemedim. Çıktığımız son yokuşu bitirmeden hemen önce sola Güzelyalı’ya doğru döndük.

Askeriyenin sosyal tesislerine gittik ancak askeriye mensubuna özel olduğunu öğrendik. Belediyenin sosyal tesisini bulduk ve işleten kişiyle, Cem Bey’le konuştuk. Kamp konusunda yardımcı oldular ve çok misafirperverlerdi.

Bomba dedikleri, kaşar, yumurta, sucuk karışımının içine marul ve turşu koydukları “fakir yemeğinden” yedik.

Bugün tur bisikletçileri için uzun sayılabilecek ama keyifli bir tur yaptık. Sürüş verilerini merak edenler yukarıdaki görselin üzerine tıklayabilirler.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*