Dalyan – Biga

Kamp hayatının en sevdiğim yönü sabah çadırın kapısını açtığımda karşıma çıkan manzara. Bu nedenle evimizi olabildiğince güzel bir yere koymaya özen gösteriyorum.

Ben çadırı ve eşyaları toplarken Arda ve Helen yoga yapıyorlardı. Mike da su ve ekmek almak için bakkala gitmişti. Umudum olmada da patlayan matı yamadım ve işe yaradı da. Umarım üzerine yattığımda havası inmez.

Yola çıktığımızda saat 12.00’yi geçmişti. Sürekli inişli çıkışlı ve ormanla çevrelenmiş yollarda ilerledik. Molasız 40 km yol gittik.

Balıklıçeşme köyüne ulaştığımızda kısa bir mola verdik. Son olarak Arda’nın Üniversite yıllarından arkadaşı Osman’ın köyüne Doğancı’ya gittik.

Osman’ın ablası, annesi, yengesi seferber oldular. Biz sırayla duş alıp yıkanacak eşyaları çıkartırken onlar da bir yandan güzel bir akşam yemeği hazırladılar.

Duş sonrası ferah bahçede oturduk. Arda etrafta koşuşturan kediler yakalamak için mücadele veriyordu.

Kısa süre sonra akşam yemeği de geldi. Uzun süre sonra güzelce karnımızı doyurduk.

Yıkanan çamaşırlarımız da ipleri renklendirmişti.

Uzaktan kaz sandığım hayvanların Amerikan Kültür Hindisi olduğunu öğrendim.

Hamile inekler ve danaları ziyaret ettik. Danalardan en büyüğü bize biraz kızdı tabii yabancı olduğunuzu fark ettiği için.

Akşam Biga çarşıya gittik ve Osman bize kahve ısmarladı. Biga hakkında da bilgi verdi bize. Burası Türkiye’nin yüzde beş zirai üretimini karşılayan aktif bir şehir ve süt üretiminde Türkiye’de ilk sırada.

Biga kurtuluş günü vesilesiyle Ümit Besen ve Pamela konseri vardı. Kahve sonrası gidip biraz konser dinledik.

Konserde gürültü nedeniyle çok uzun süre kalamadık. Doğrudan güzel bir dondurmacıya gittik ve Osman bize dondurma ısmarladı. Son olarak eve dönüp bizim için odalarımıza geçtik ve güzel bir uyku çektik.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*