Dikili – Sahilleraltı – Ören

Dikili merkezden hareket edip 15 km ilerledikten sonra “Sahilleraltı”nda bizi evine davet eden bisikletçi Selman abinin yazlığına gittik.

Selman abi Keşan bisiklet festivalindeydi ancak evde annesi Şerife Sultan ve yardımcısı Gül abla vardı.

Türkmen kökenli Gül abla bize ilk iş olarak enfes bir Türkmen pilavı yaptı.

Bisikleti ve eşyaları yazlıkta bırakıp sahile yüzmeye gittik. Uzun süre sonra ilk defa denize girdik.

Eve döndüğümüzde “Dost” Arda’nın en sevdiği Tshirtlerinden birini ve benim çoraplarımı harcamış, bisikletin altında saklanmıştı. Sonrasında çorapları top yapıp oynaması için Dost’a hediye ettim. Zaten giyilebilecek durumda da değillerdi.

Arda üç ayı aşkın bir süredir yoga esneme hareketlerini yapıyor. Dostu da kendine benzetti ya helal olsun.

Selman abinin annesi Şerife Sultan 1929 doğumlu çok tatlı ve neşeli bir kadın. Eski koşuculardan ve dünyayı da gezmiş zamanında. Yaş itibarıyla ufak tefek unutkanlıkları da var tabii ama kafası zehir gibi çalışıyor Maşallah 🙂

Arada espiri yapıp kahkahayı patlatıveriyor içten bir şekilde sonra da “ohh bee” deyip noktayı koyuyor.

Gül abla Doğum günü hediyesi aldı ve tatlı olarak da kavun yedik yemekten sonra. Gül abla Arda’nın saçlarını anne şefkatiyle koşarken Arda mayışmaya başlamıştı ki Dost’u da alıp kısa bir gezintiye çıktık gece vakti.

Dönüşte ben çadırı kurdum. Arda salıncakta uyudu. Sonra prenses hazretlerini uyandırdım ve çadıra geçip yattık.

Dost da çok meraklıydı ve bizi pek rahat bıraktı diyemem. Ancak sabaha kadar da çadırımızın başında nöbet görevini eksiksiz yerine getirdi.

İyi bir bisikletçi, Udi ve Solist olan Selman abi de gece turdan dönmüştü. Sabah kahvaltısını birlikte yaptık uzunca sohbet ettik ve Burhaniye, Ören’e gitmek üzere yola çıktık.

Toprak bir yolda sürüş yapıp kestirmeden asfalta bağlandık. Ayvalık’ın da önünden geçip birkaç inişli çıkışlı yolun ardından 35 km sonra Gömeç’e ulaştık.

Gömeç’te çorba içtik ve kalan 18 km yolu tamamlamak için yola koyulduk. Karşıdan esen rüzgar şiddetini arttırdı ve Arda fren pabuçlarının sürttüğünü düşünerek frenleri kontrol etmek için durdu. Rüzgar gerçeğini kabullenmesi de uzun sürmedi ancak 10 km daha dişini sıkması gerekecekti.

Nihayet Burhaniye, Ören’e geldik. Çok mükemmel, pürüzsüz bir deniz manzarası vardı. Civarda Kamp yapacak yer aramak üzere yola koyulduk.

Öncelikle sudan çıkan yengeçle uğraşan çocuklarla konuştuk ve üzgün yengeci tekrar suya geri yolladık.

Kamp ararken tur bisikletiyle Cemal Taşkın abi yanımıza geldi ve sohbete başladık. Kahve içmek için bir yerlere gidelim dedik. Sonra yakındaki bir kahvede İsmail Küçükkahraman abiyle buluştuk ve kahve içmek için oturduk. İsmail abi Ela Ela kampla konuştu ve kalacak yerimizi ayarladı.

İsmail abi ve Cemal abi Bömçed Pegasus Bisiklet Grubunun kurucuları ve Burhaniye Bisiklet festivalinin organizatörleriymiş. Bisiklete ve bisikletçiye bu kadar emek harcayan birileriyle karşılaşmak çok güzeldi. Hele üstünde ego taşımayan insanları tanımak hoştu.

Akşam buluşmak üzere ayrıldık. Çadırımızı kurduk ve bisikletlerimizi alıp çarşıya çıktık. Gün batımını tam zamanında yakaladık ve fotoğrafladık.

Arda ısrarla balık yemek istedi ve tabii ki onu kırmadım. Papalina ve Sardalya yedik. Yemek sonrası Arda’yla sahile indik ve gökyüzündeki yıldızları izledik. Arda kutup yıldızını buldu ve yön tayini yaptı. Derken telefon çaldı ve Cemal abiler gelmişti.

Yakında Belediyenin çay bahçesine oturduk ve Cemal abi “dün senin Doğum gününmüş” dedi. Sonra elindeki poşeti masaya koydu. İlk anda şoke oldum ve çok mutlu oldum. İnce düşünceli insanlar iyi ki doğmuşlar ve benim Doğum günümü hatırlamışlar. Bu hayatım boyunca üçüncü Doğum günü pastam.

Pastanın üzerine 13 adet mum dizdik, tersten bakınca benim şimdiki yaşımı temsil ediyordu aynı zamanda.

Gece Samuray abi, Mustafa Cansız ve Seldag abla da bize katıldılar. Mustafa abiler de yakında Turcu Şafak Omaç abiyi görmüşlerdi.

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar sohbet ettik, hava serinlemeye başladı bir yandan. Son olarak hep birlikte çıktık ve Şafak abiyi aramaya gittik ancak bulamadık. Sabah kahvaltıda buluşmak üzere sözleştik ve ayrıldık.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*