Güzelyalı – Dalyan

Bugün Çanakkale boğazı boyunca sürdük. Bir yandan karşı yakayı da izleyerek ilerledik. Burası tarihi açıdan o kadar dolu bir yer ki. Mehmet Akif Ersoy safahat Altıncı kitapta çok güzel betimliyor.

Kör bir adama güzel desenler konusunda düşüncesini sormazsın. Ya da sağır birine konser hakkında fikrini sormazsın. Körlük ya da sağırlık yalnız fiziksel değildir. Aklın da körlüğü ve sağırlığı vardır (Chuang Tzu’nun kitabı).

Bu nedenle ben de kıt dilimle tarihi anlatmaya yeltenmeyeceğim. Onun yerine sadece gördüklerimi ve yaşadıklarımızı anlatacağım.

Sabah ben Mike’la kahve içerken Arda ve Helen yogayla vücut esnetme yaptılar.

Güzelyalı Sosyal Tesislerinde kahvaltı için menemen sipariş ettik ve çayımızı da sıcak sıcak kendimiz doldurduk.

Saat 12.00 gibi yola çıktık. Çanakkale Bisiklet Platformundan birkaç kişiyle buluşmak için merkeze girdik. Meşhur at heykelinin önünde Bahadır, Buğra ve Murat abiyle buluştuk.

Buğraların dükkanına bakım için gittik. Benim jantımda ve diskimde (rotor) hafif yamukluk vardı ama onlara şimdilik dokunmadık. Mike ve Arda için yedek lastik aldık. Ancak lastik fiyatı ikiye katlandığı için fazladan aldığımız lastikleri bırakmak durumunda kaldık.

Simitlerimizi alıp Çanakkale ekibiyle güzel bir kahvede mola için durduk. Kahve içip sohbet ettikten sonra peynir tatlısı da alıp kamp yerine doğru ilerledik.

Lapseki’yi geçer geçmez Dalyan köyü sosyal tesislerine gittik. Deprem nedeniyle iki yıldır burası aktif değilmiş ve güncelleme yapılması için bekliyorlar. Biz de tesisin solunda sahilin önüne kamp attık.

Gün battıktan sonra ulaşmıştık ancak boğazın manzarası ve gün batımı tonları çok güzeldi. Arda yemeği hazırlarken biz de hava kararmadan çadırı kurmaya başladık.

Akşam yemeğinde yoldan aldığımız kabaklar ve domatesten çorba yapmıştı Arda. Ayrıca aldığımız iki kavunu ve peynir tatlısını koyduğunuzda soframız oldukça zenginleşmişti.

Arda matına yattığında “fısss” diye bir ses geldi ve şişme matımız, çadırın altında bizim fark etmediğimiz sivri bir cisim nedeniyle patladı. Ben katlanır matları çıkardım. Arda sağlam şişme matta, ben de katlanır matlarda uyudum. Pek rahat bir uyku çektim diyemem ama fena da değildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*