Hepşenler Hep Yolda

HEPŞENLER; BEBEKLE DE OLUR, ÇOCUKLA DA OLUR

Hepşenler neyi şenledi?

Eurovelo 15 rotasında 1.405km pedallayarak 6 ülke gezdiler.

Hem de Deniz ve Duru ile beraber! Deniz 1,5 Duru ise 9 yaşında.

48 günde Avrupa’da 6 ülkeyi çocukları ile pedallayan İpek ve Barış çifti ile röportaj yaptık.

1. Kimdir Hepşenler?

Matematik öğretmeni İpekve Barış Şen çifti Kocaeli, Kandıra’da yaşıyor.

İzci lideri olan çift, birlikte gezmeyi, kamp yapmayı ve doğada olmayı seviyor. Kızları için şehir merkezinden uzakta, sakin bir yaşamı tercih ediyorlar.

Kızları tanıyalım;

Deniz Şen şu an 25 aylık. Tur sırasında 17 aylıktı. Badisi ( Battaniyesi) yanındaysa karnı tok, sırtı pekse ondan keyiflisi yok. Turda gerçekten ondan keyiflisi yoktu. Herkes onun yerinde olmak için mesajlar yolladı.

Duru Şen artık 10 yaşında. Başarılı bir 4.sınıf öğrencisi, piyanist, balerin, sıkı bir satranç oyuncusu, amatör yüzücü, tur bisikletçisi ve kardeşini eğlendiren bir abla. Bugüne kadar kardan adam, aşçı, doktor, dişçi, ressam, öğretmen olmak istedi. Bakalım gelecek neler gösterecek.

Hepşenler ailesi bazen bisikletleri Sinüs, Cosinüs, Sonatinve Ferrari ile bazen kızları sırtlarında çantalarıyla imkanlar doğrultusundatüm dünyayı gezmeyi, okumayı, merak etmeyi, yaşayarak öğrenmeyi isteyen birçekirdek Dünya Ailesi.

2. Eurovelo 15 (EV15)rotasında hangi ülkeleri şenlediniz?

EV15 rotası İsviçre Alplerinde Andermett’ın zirvelerinde 2348mde bulunan Tomasee’den başlıyor. Avrupayı kuzey güney boyunca ikiye bölüyor vebesliyor. Yolu boyunca ülkelerin sınırlarını da çiziyor ama hepsi birer çizgisadece.

2018 yazında 3 Temmuz-20 Ağustos arasında İsviçre, Lichtenstein, Avusturya, Almanya, Fransa ve Hollanda’yı şenlendirdik.

EV15 Rota detayları;

EV15 – Ren Nehri Bisiklet Rotası dört ülkeyi kapsıyor; İsviçre, Almanya, Fransa, Hollanda.

Toplam 1.230km. Rota başlangıcı İsviçre-Andermatt ve rota bitişi Hollanda-Rotterdam Limanı.

Bisiklet dostu olan bu rotada Ren Nehri’nin iki yanı da kullanılabiliyor.Eurovelo yollarının içinde sertifikalanmış ilk yol ve Alpler dışında rotanıntamamı düz ve aileler için muazzam.

Nehri takip eden düz rotası bisikletçilere Ren ve çevresinde unutulmaz manzaralar sunuyor imiş.

Sizin takip ettiğiniz rota bu şekilde miydi?

İsviçre Zürih’e uçakla gittik. Alp eteklerine kadar (Ershfeld) bisiklet sürdük. Hava durumu nedeniyle vakit ve zorluğu açısından değerlendirip 400 metre rakımdan 2046 metreye trenle Oberalp Pass’a çıktık ve oradan 2346 metrede bulunan Ren’in kaynağı Toma gölüne 2 saat çıkış 2 saat iniş yürüyüş yaptık. Almanya’da büyük yük gemilerini taşıyan nehrin kaynağındaki buzul sularından içtik. Kaynaktan çıkan su damlacıklarını okyanusa kadar pedal pedal takip ettik.

Sonrasında EV15 başladı. Almanya’da Freiburg görmek için ve Meinheim’da izcilik arkadaşlarımızı ve Heidelberg’i ziyaret etmek için nehirden ayrıldığımız zamanlar oldu.

Fransa Almanya sınırında biz Fransa tarafını tercih ettik. Alsace bölgesi görülmeye değer Colmar ve Strasbourg şehirleri ile çok merak ettiğimiz Neuf Brisach‘ı gördük.

Bunların dışında Ev15 tabelalarını takip edip Kuzey DeniziHok Van Holland limanına kadar sürdük. Kuzey denizi kıyısında EV1 i takipederek Amsterdam’a vardık. Sonrası şehir gezileri ve dönüş.

3. EV15 rotasında kalbinize yerleşen manzaralar hangileri oldu?

İsviçre’nin tamamı , Fransa’nın Alsace bölgesi, Vauban’ın kanalları, Bisiklet Yolları, Tarım Arazileri, Şehir içinde bile olsa derelerin temizliği, Yaşamak için Konstanz ile Basel arası herhangi bir yer olabilir hatta 🙂

4. EV15 Rotanızı nasılhazırladınız, hangi kaynaklardan yardım aldınız?

Avrupa bisiklet yolları ağı Eurovelo hakkında tüm bilgiye http://www.eurovelo.com/en sitesinden ulaşabilirsiniz. Google maps, Google earth,mapsme başlıca kullandığımız uygulamalardı.

Kamp malzemelerimizi bisiklete uygun ebatlarda küçülttük. İlçemizin 4,5 km’lik bisiklet yolu ve bağlantılı köy yollarında sürerek hazırlandık ama kervan yolda düzülüyor.

Şubat ayında bisikletlerimizin üretildiği fabrikayı gezdik.İşin temelinden başladık.

Nisan ayında İstanbul’da yapılan bisiklet fuarına katıldık.İşin duayenleriyle tanıştık, tavsiyeler aldık.

5. Şen ailesi 48 günlük yolculuğun 33 gününü çadırda, 15 gününü bisiklet dostlarının evinde geçirdi. 33 gün uzun bir süre, çadırda uyku ve yemek düzeniniz nasıldı?

Çadır yaşantısı biz büyükler için alışık olduğumuz bir yaşam şekli. Deniz ve Duru için konforlu ve eğlenceli bir ortam oluşturmak da izciliğimizde alışık olduğumuz durumlar olduğundan “yıldız palas” ımızdan asla vazgeçmeyiz. Hatta Avrupa en sıcak yazlarından birini yaşadı geçtiğimiz yaz biz evlerden çok çadırımızda rahat ettik.

Kampta kalacaksak; akşam üzeri kamp yerine varmadan birkaç km önce güzel bir parkta yemek molası verilir, hazırlık yapılır yenir. Kamp alanına varınca çadır kurulur, duş alınır, akşam atıştırmalıkları ve çadır içi şakalaşmaları sonrası kızlar uyurlar. Biz günün değerlendirmesi ertesi gün rota üzerinde çalışılması ve bakım onarım şarj ve yedeklemeler üzerinde çalışırız. Birer gece kahvesinden sonra uykuya dalarız.

Gece bisikletlerimiz çadırın yanında birbirine bağlıkilitlidirler. Hiçbir güvenlik sıkıntısı da yaşamadık açıkçası.

Sabah 7 civarında Deniz hepimizi uyandırır. Hep birlikteyoğun bir kahvaltı sohbet sonrası Barış, çadırı toplar, bisikletleri hazırlar,İpek günün öğlen yemeklerini hazırlar, termoslara doldurur, Duru ve Denizsulukları doldurur ve oyun oynar. Saat 10 civarı Deniz’in uyku vakti, kervanınyola koyulma zamanıdır.

Öğle yemeği ve ara öğünler için bir de tüm parklar için bolmolalı gün boyu ortalama 35 km sürülür.

Eğer birine misafir olacaksak akşam yemeğinden bir saat öncesinde eve varılır. Önce ev sahibinin kuralları doğrultusunda banyo yapılır, hazırlamışlarsa yemeğe oturulur veya birlikte yemek hazırlanır. Bol sohbetli eğlenceli sofralardan sonra yatılır. Sabah ev sahibinin durumuna göre evden ayrılırsınız ve yeni maceralar yine yoldadır.

6. EV15 lezzetliyemekleri ile ünlü bir rota gibi görünüyor, tadına bakma imkânı bulduğunuzlezzetler oldu mu?

Evdeki düzenimizi devam ettirerek günde 3 ana 2 ara öğünümüzü yaptık. Tüm tur boyunca sadece 3 kez restoranlarda yemek yedik. Genelde yöresel yemekleri de kendimiz yapmayı deniyoruz. Örneğin İsviçrelilerin Rösti’sini, ya da Almanların Spatzle’ını kendimiz yaparak yedik. Her tür cheesecake kasabaların kafelerinde denendi. İsviçre çikolataları yendi. Hollanda da ev yapımı patates kızartmasına bayıldık. Amsterdam’da Haring (fastfood çiğ balık) tadıldı.

İsviçre, Hollanda ve Fransa üçlüsünün peynir çeşitlerinin veAlsace bölgesinin şaraplarının tadına bakıldı.

Tabii yediğimiz içtiğimizden çok bisikletlerimiz ve çocuklarımız ön planda olsun istedik. Ama bir yemek videomuzun izlenme sayısı tüm videolarımızdan daha yüksek. Biz de sonraki turlarımızda çocuklu kamp mutfağını tanıtmaya karar verdik 🙂

7. Ren nehri rotasıromantik havası ile şairler, ressamlar ve fotoğrafçıları etkilemiş görünüyor.Bu büyülü rotanın sizi de etkisi altına aldığını düşünüyoruz. Duru turunuzadair bir şiir yazabilir mi?

Duru çok duygusal bir kız olmasına rağmen çok da hareketlidir. Duru’ya ait olan “Hepşenler hep yolda” sloganı yolda tanıştığımız herkese söylettik.

Beethoven’ın Bonn’daki evini ziyaret edeceğimizi öğreninceçok mutlu olmuştu. Oradaki heyecanı bizim için unutulmaz anlardan biriydi.

Tur boyunca havaalanında, tren garlarında, kaldığımız evlerde,  bulduğu her piyanoya dokundu. Hem bildiklerini, hem kendi bestelerim dediği parçaları çaldı.

Hepşenler yolda, Hepşenler yolda,

Bisikletleriyle özgürce turda.

Heeeyyyy

8. “Hepşenler, hepyolda” sloganı altına eklemek istedikleriniz neler?

Deniz ve Duru kızlarımızla sonsuza kadar barış içinde dünyayıgezmek istiyoruz.

Şen ailemizi herkes takip etsin, herkes anlatsın. Sizin ve bizim gibi aileler çoğalsın.

9. Bizim unuttuğumuzama sizin önemli bulduğunuz ve eklemek istediğiniz bir şey varsa yazabilirmisiniz?

İlk olarak çocuklarımız,

Çocuklar kısmı bizim için çok önemli. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan, yaşayarak öğrenme üzerine kurulu izcilik bizim gençliğimizi şekillendirdi. Kocaeli’deki izci tüm gençler bu anlamda çok şanslı. Çünkü bizim de 18 yaşından sonra aralarına katıldığımız çok değerli liderlerimiz mevcut.

Duru ve Deniz’i de doğa ile beraber, teknolojiyi bilinçli kullanarak meraklı, araştıran, okuyan, çalışkan ve iyi bir dünya vatandaşı olmaları için yetiştirmeye çalışıyoruz. Yani hem okuyan hem gezen ama yavaş yavaş kendi bedensel gücü ile gezen.

Bizim izcilik, dağcılık, yüzme, kampçılık, trekking, yamaçyaraşütü, mağaracılık, kanyoning, kaya tırmanışı gibi hobilerimiz var. Amabunların içinde ailecek yapılabilecek aktivite çok yok. Biz de bisikletle tümaileyi bir araya getirip birlikte olmanın şenliğini yaşıyoruz.

Bisiklet hepimizin benzettiği hayat gibidir. İniş ve çıkışlarla doludur turlarımız. Bisiklete binen çocuk küçük de olsa risk alır. Bunlara çözüm üretir. Sorun çözme becerileri gelişir. Ruh ve beden sağlığını geliştirir. Aynı zamanda eğlencelidir de. Trafikte kendi kontrolünde bir aracı olduğu için özgüven kazanır. Dengesi, dikkati ve kasları gelişir. Bu yüzden çocuklarınızla bisiklete binin, doğaya çıkın diyoruz herkese. Kilo kaybeder, stres azaltır, endorfin, serotonin salgılar mutlu olursunuz siz de.

İkincisi bisiklete saygı,

Avrupa’da her yerde bisiklet yolu mevcut değil. Şehir içi veçevre yolları bisiklet bağlantıları muhteşem. Ama her yerde mavi ya da kırmızıbisiklet yolları mevcut değil. Olmak zorunda da değil. Bazen tek şeritli birköy yolunda bisiklet sürebiliyorsunuz. Arkanızda biriken araçlar sizi bekliyor.En önemli konu saygı. Türkiye’de her evde bir bisikletli olsa, her şoförünbisiklete binen bir arkadaşı olsa sorun kalmayacak. Ne kadar çok insan bisikletleyola çıkarsa bisiklet yollarımız artar, saygı artar, bilinç artar, kazalarazalır.

Çocuklarımızın güvenle tüm Türkiye’yi karış karış bisikletleriyle gezeceği daha pek çok Deniz ve Duru’ların yollarda gezerek ve okuyarak büyüyeceği güzel günlere.

Bu tatlı aileyi sosyal mecralarda takip etmek ve isteyen aşağıdaki sayfalara buyursunlar:

Web Sayfaları da yakında gelecek Hepsenler WEB

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*