İmkanı Olan Delirsin

Ören ve Akçay civarında duvardan aldığımız yazıyla başlıyorum yazıya “Yaşamak için derin bir nefes alın”. Başlık da Ören’deki bir duvardan alıntıdır.

Sabah 09:00’da kalktık. Nejdet abi Edremit’ten sürerek geldi. Nejdet abi “80 günde devr-i Türkiye” projesinin fikir babası olan zattır aynı zamanda.

Burhaniye’den Cemal ve İsmail abinin yanı sıra Hasan abi de kahvaltıya geldi. Akçay’dan Mustafa abi de masamıza renk kattı.

Herkes kahvaltı için bir şeyler getirdi ve sahil kenarına masa atıp çay siparişlerini verdik.

Kahvaltı sonrası sohbet ederken arkada hayır yapılıyordu. Biz de hayırdan nasibimizi aldık. “Üç kardeş” dedikleri keşkek, üstüne pilav, üstüne nohut eklenen bir tür karbonhidrat bombası yedik.

Kahvaltıdan sonra kamp alanımıza geri döndük. Eşyaları paketleyip bisiklete yükledik ve kaplumbağaya hoşça kal dedik.

Bu kadar hazırlık yaptık ama gideceğimiz yol 15 km mesafeydi. Normalde kask takarız ancak kısa mesafe ve güvenli bulduğumuz bir yol olduğu için kask kullanmadık. Nejdet abi bize Akçay’a kadar eşlik etti ve gideceğimiz adrese teslim etti.

Adres hep gülen yüzüyle tanıdığımız, neşeli bir ablamız olan Lutfiye abla ve Yankı abinin eviydi. Lutfiye abla bize özel masa donatıp bir sürü şey hazırlama zahmetinde bulunmuştu. Kendi fotoğrafından önce masayı koyuyorum çünkü böyle mükellef sofra her yerde bulunmaz.

Lutfiye abla neşesi hiç eksilmeyen bir tempoyla Arda’yla koyu bir sohbete daldı ve kanları birbirine ısındı.

Yemek yerken bir yandan uzun uzadıya sohbet ettik. Arda’yla anlaştığımız saati Arda yarım saat daha aştı ve bir yarım saat daha istedi.

Sohbetin bu kadar uzun sürmesinin nedeni de Lutfiye abla ve Yankı abinin arka planlarının çok dolu olmasından kaynaklanıyor.

Lutfiye abla eski voleybolculardan, Yankı abi ise 5.000 saat üzerinde dalışı olan ve Türkiye’de iki yer hariç dalmadığı yer kalmayan nadir insanlardan.

Lutfiye ablalardan ayrıldıktan sonra Akçay’da görmeyi çok istediğimiz ve sevdiğimiz Muammer abiyle buluştuk. Muammer abi sayesinde iki yıl önce Akçay güruhuyla tanışmıştık, ondan öncesinde de birlikte İzmir’de pedal çevirmiştik.

Muammer abi de hayvansever neşeli bir insandır ve dillendirip anlatmasa da bisikletine mama koyup sokak hayvanlarını doyurmak için gittiği duyumunu başkalarından aldık.

Böyle güzel insanlarla vakit geçirmek için daha fazla kilometre yapmadık ve bunun için mutluyuz da. Tabii Muammer abiyle birlikte tatlı da yedikten sonra iyice mutlu olduk.

Nejdet abi bizi misafir etmek isteyen Ahmet abiyle tanıştırdı ve Edremit’e sürdü. Ahmet abi çalışırken biz de Muammer abi, Mustafa abi, Seldağ abla ile birlikte Akçay çarşısını adımladık ve sohbet ettik. Dönüşte Ahmet abinin temizlik örneği evine birlikte sürerek gittik. Ahmet abi Osman Sınav’la birlikte çalışmış. Tır şoförlüğü yapmış ve bisiklet tutkunu bir isim.

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*